Ülkemizin artık klişeleşmiş bir gerçeği olan üst düzey bürokrat açıklamalarının en tesirlisi , en çok bilgi ve dürüstlük içereni eski başbakanlar Tansu Çiller tarafından yeniden dile getirildi; “Ben konuşursam Türkiye sarsılır.” Mehmet Ali Birand 28 Şubat hakkında bir belgesel hazırlamaktaymış.Konu hakkında röportaj yapmak istediği Tansu Hanım ise bu sözlerle reddetmiş kendisinin teklifini. Bu söz sanırım çok uzun bir süre daha siyasi literatümüzde yerini korumaya devam edecek.Bu süreç içinde gelin biz sözün içeriğinden bahsedelim biraz. Tansu Hanım'ın demesi o ki kendisi ülkemizin gizli kalmış yanlarıyla ilgili birçok önemli bilgiye sahip ve hatta bu bilgiler neredeyse asırlık bir devletin siyasi düzenini deyim yerindeyse yıkacak düzeyde. Peki biz bu bilgilerin açıklanmasını istesek kendisi ve bu sözü kullanan diğer tüm siyasetçiler tarafından.Öyle ya sanırım hiçbir vatandaşımız devleti hakkında en ufak bir fikrinin olmadığını,aslında doğru bildiklerinin yanlış,yanlışların ise doğru olduğunu ve deyim neredeyse cahil bir şekilde koyun gibi güdüldüğünü düşünmek istemez.O zaman nedir bu lafa karşı duyulan saygı ve kesinlikle sorgulanmaması ? Yoksa aslında biz canı gönülden bir şekilde siyasetçiler tarafından kandırılmak isteyen bir toplum muyuz ? Bir de şu açıdan ele alalım konuyu. Tansu Hanım bildiklerini açıklamayarak vakti zamanında kendisine ülkeyi yönetme yetkisi veren halkı kandırmaktan başka bir şey yapmakta mıdır ? Bu sözüyle topluma yönetici olmuş tüm siyasetçiler kendileriyle tezatlığa düşmemekte midir ? O halde dürüstlük dediğimiz kelime renkli parti broşürlerini süslemekten başka bir görevi olmayan bir meta'dır.Ki bu durumda sadece yönetici erk'in değil aynı zamanda tüm toplumun meta'sı dır bu söz ve acınası düzenimizi tüm çıplaklığıyla yansıtmaktadır. Sorgulayan,bilmek isteyen ve bilmek için mücadele eden bir toplum özlemiyle, Saygılar ve sevgiler herkese.